İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Her şeyini kaybet ama itibarını kaybetme

Para ile alınamayan ender değerlerden biri itibar…

Özellikle kriz dönemlerinde ayakta kalan büyük şirketlerin ortak özelliklerine bakıldığında itibar – güven – istikrar kavramlarına değer verdikleri görülüyor.

Kriz ve kaos dönemlerinde ayakta kalabilmenin en önemli yolu; çoğu marka ve liderinin düşündüğü gibi para değil, güven ve istikrardır.

Bir şirketin ekonomisi istediği kadar iyi olsun, güven ve istikrarı yoksa beklenen son er ya da geç gelecektir.

2008 yılında iflas eden Lehman Brothers Holdings, bir zamanlar Wall Street’deki en büyük yatırımcılar arasındaydı, 2009’da iflas eden General Motors ya da Kodak, Enron ve daha niceleri…

Sizce bu dev şirketlerin ekonomisi zayıf mıydı?

Ekonomileri tabi ki çok güçlüydü fakat bu şirketlerin sona giden yollarını incelediğinizde hepsinin güven ve istikrar anlamında büyük sıkıntılar çektiğini göreceksiniz. Bu boyutta markalarda güven ve istikrar da ancak kurumsal itibarla sağlanır.  

Bunun için yazının başlığı da her şeyini kaybet ama itibarını kaybetme. kaybedilen para başkasından borç alınabilir ya da tekrar kazanılabilir ama kaybedilen itibarsa her şey için çok geç olmuş olabilir.

Peki bu devasa şirketleri iflasa götüren kriz dönemlerinde ayakta kalabilmek için neler yapılması gerekiyor? Bu konuda bu güne kadar çok sayıda araştırma yapılmış.  

Bu araştırma sonuçlarını da göz önünde bulundurarak kısaca markaların ve liderlerinin neler yapması gerektiğini listeleyelim.

Burada önemli husus, markalar kesinlikle liderlerinden ayrı görülmemeli. Büyük küçük fark etmeksizin her marka lideriyle vücut bulur. Buna en iyi örnek de Steve Jobs – Apple olacaktır herhalde.

Markalar

  • Çalışanlarına değer vermeli,
  • Çalışanların haklarını koruyarak, gelişimlerini desteklemeli,
  • Çalışanların fikirlerine ve değerlerine önem vermeli,
  • Kriz anında işçi çıkarımı yerine çalışanlarına daha da sahip çıkmalı,
  • İnovasyona önem vermeli, (Kodak, Nokia hatta Sony’nın belki de zayıf olduğu nokta burasıydı)
  • Şeffaf bir yönetimi olmalı.
  • İletişim çalışmalarını konunun uzmanı doğru kişilerle yürütmeli

Liderler

  • Öncelikle insana değer vermeli,
  • Adil bir yönetimi olmalı,
  • Toplumsal olaylara karşı duyarlı olmalı,
  • Çalışanlardan önce lider inovasyona inanmalı, önem vermeli,

Yazımı Ertan Acar’ın sürekli kullandığı o sözü ile sonlandıracağım, “Ne yazık ki “İtibar yönetimi” sürekli konuşulan ama uygulamada aksatılan bir kavram. Türkiye’nin ulusal ve uluslararası arenada yarattığı köklü markaların sayısının neden olması gerekenden az olduğunun gerekçesini net bir biçimde bizlere sunuyor”

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir