Sirha HORECA Fuarı


Fransa’nın İstanbul Başkonsolosu Bertrand Bushwalter’ında katılımıyla Istanbul Kongre merkezinde 14 Kasım 2019 Perşembe günü açılan, Sirha İstanbul fuarın bu yılki teması, gastronomi dünyasının yükselen trendlerinden artizan ekmek.   



Geleneksel yöntemlerle geleneksel gıdalara duyulan özlem ve arayış sonucunda artizanlığı gündeme getirdi. Dilimizde en yakın sözcük zanaatkâr olsada artizan üretim yöntemi olarak geleneksel tercih eden geleneksel içerikleri ve gıdaları kapsıyor. 

Sirha İstanbul’un bu yılki teması Rational işbirliğiyle gerçekleştirdiği, usta şeflerin yer aldığı artizan ekmek. Son yıllarda sayıları giderek artan artizan ekmek üreticileri arasından tanınmış markaların ve usta fırıncıların yer alacağı Artizan Ekmek alanında ziyaretçiler yüzlerce farklı çeşidi olan artizan ekmekleri tadabilecek; tahılın üretiminden mayasına, ölçü ve formülasyonlardan pişirme tekniklerine kadar özel yapım ekmeklerin öyküsü hakkında bilgi sahibi olabilecek. 


GL events‘in restoran, otel ve kafe yiyecek içecek sektörlerini bir araya getiren ve işletmelerin ihtiyaçlarının tamamına cevap veren, Sirha İstanbul uluslararası HORECA fuarı, Bu yıl şeflerin olimpiyatı Bocuse d‘Or ve dünyanın en önemli kahve organizasyonu SCA’nın Türkiye Şampiyonası’na da ev sahipliği yapıyor.



Türkiye’de gıda ve gıda dışı ürün ve hizmetlerin birlikte sunulduğu platformu oluşturan fuarda, Bölgesel mutfak temaları ve özel konferanslar ile sektöre değer katan firmalar uygulamalı yemekleri sergileyerek bilgi paylaşımda bulunuyorlar.

Gastronometro’da uygulamalı yemekler yapılıyor ve ürünlerin sırları paylaşılıyor.

Karaman’ın Ayrancı ilçesinde üretilen Keçi ve Koyun sütünden elde edilen Türk rokforu olarak bilinen Divle Obruk Peynirleri tanıtıldı. 


Sütler Hijyenik tülbent torbalarda süzülüyor, ateşte pişirilerek 30 dakika kaynatılıyor. Belirli bir sürede soğutularak içine maya atılıyor, katılaşması bekleniyor. Daha sonra peynir süzülerek temiz soğuk suya bırakılıyor. Bu malzeme 2-3 saat sonra, önceden hazırlanmış kuzu ve oğlak derilerine sıkı bir şekilde dolduruluyor.

2-3 gün bekletildikten sonra Obruk Mağarası’na götürülerek bırakılıyor.  Yaklaşık 6 ay sonra elde ediliyor.



Mayıs-temmuz aylarında mağaraya konulan derilerin yüzeyi beyaz oluyor, sonra kül rengini alıyor. İlerleyen günlerde ise etrafında beyaz bir küf tabakası oluşmaya başlıyor.

Belli bir süre sonra bu küfler dökülüyor ve kızıl bir renk alıyor. Bu kızıl renk, peynir oluşumunun tamamlandığı anlamına geliyor. Ekim ayında peynirler mağaradan çıkarılıyor.  Mağara 36 metre derinlikte ve 257 metre uzunluğunda. Yaz-kış sıcaklık artı 4 derece. Mağaranın bir diğer özelliği de içinde barındırdığı bakteriler. Bu mağarada bulunan bakteriler özel bir çeşit ve başka yerde üremiyor. Mağaranın kapasitesi ise 70 ton civarında. Kapasiteyi çok fazla artırmak mümkün değil. Üretim tamamen geleneksel yöntemlerle yapılıyor 



Nadir Güllüoğlu Baklava tarihini, Güllüoğlu Baklava çeşitlerini, nasıl yapıldığını, hangi unu kullandıklarını kaç katlı olması gerektiğini anlatdı.


Ziyaret etdiğimiz göze çarpan standlardan Kayseri mantısı Çemen’s Gurme 2010 Eylül ayında Erciyes Dağı yol üzerinde ilk gurme satış mağazasını açmış, Kayseri’de yaygın olan geleneksel mağazaların dışına çıkarak, farklı bir anlayışla hizmet sunmayı ilke edinmiş. Tepsi Kayseri mantısı haricinde e-ticaret sitesi ile Türkiye’nin her bölgesine hızlı ve güvenilir gıda alışverişi yapma fırsatını sunmuş.  Kayseri lezzetinin korunmasına titizlik gösteren ve aynı zamanda sektördeki son teknolojik gelişmeleri çalışmalarına yansıtan Başyazıcı Et Ürünleri; pastırma, sucuk, kavurma, salam, füme dil, jambon, sosis ve yeni geliştirilecek ürünlerini tüm Türkiye’yle buluşturuyor. 


Ziyaret etdiğimiz, geniş alanda ürünleri sergileyen Öztiryakiler Yönetim Kurul Başkanı ve TİM Başkan Vekili Tahsin Öztiryaki, uygun şartlarda üretim yapmanın yolunun da uygun ekipmanlara sahip olmaktan geçtiğini vurgularken güvenilir ürün veya standart ürünün Türkiye’nin en önemli meselelerinin başında geldiğini Dünyanın her köşesine her ürünü satabilmek için belli standartlara ve belgelere sahip olmak gerektiğini, ancak her alanda yerli malı kullanılmasının şart olduğunun belirtirken son derece kaliteli ürünlerin tüm dünyada ilgi gördüğünü söyledi.


Yeme içmeden mutfak ekipmanlarına, sofra takımlarından dekorasyona, kafe–bar ürünlerinden sektöre yönelik hizmet ve teknolojilere kadar geniş bir yelpazede yer alan katılımcı firmalar fuarda bir araya geldi


yeni teknolojiler, malzemeler ve ekipmanları tanıtmak suretiyle yeni iş modelleri konusunda ilham verici etkinliklerde yer alıyor.


Sirha İstanbul, 2017 yılında başlattığı yurtdışı alım heyetleri çalışmalarını bu yıl da sürdürerek Balkanlar ve Ortadoğu‘dan çok sayıda alım heyetini fuar katılımcılarıyla buluşturuyor.

Sirha İstanbul, dünyanın en önemli gastronomi yarışması Bocuse d‘Or‘un Türkiye seçmelerine ev sahipliği yapıyor. Türkiye seçmelerinin ön elemeleri Gastronometro’da düzenlendi. 


Serhat Eliçora The St. Regis Hotel İstanbul’da Junior Sous Chef, Ahmet Can Aras Say Hello Brasserie’de Executive Chef, Sezer Deniz JW Marriott Hotel Ankara’da Head Chef, Emre İnanır Aila Restaurant Fairmont Quasar Hotel İstanbul’da Chef de Cuisine olarak çalışan Şefler


Türkiye seçmelerinde yarışıyor. Seçmelerde dereceye giren şefler, Estonya Talin Avrupa finallerinde yarışacak ve dereceye girdiklerinde 2021 yılında Fransa Lyon‘da düzenlenecek Bocuse d‘Or Dünya Finali‘nde Türkiye‘yi temsil etme hakkı kazanacak.


SCA Türkiye Şampiyonası ise Sirha İstanbul’da ilk kez düzenleniyor. Şampiyona “Latte Art Şampiyonası, “Cezve/İbrik Şampiyonası” ve “Cup Tasters Şampiyonası” olmak üzere 3 kategoride yapılacak. SCA Türkiye şampiyonları, dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen şampiyonlarla buluşarak 2020 World Coffee Events’te Türkiye adına yarışacaklar. Binlerce kahve profesyoneli ve kahve tutkununun bilgi ve deneyimlerini paylaşabildiği SCA (The Speciality Coffee Association), dünyada kahve endüstrisinin merkezinde konumlanıyor. Fuar 16 Kasım 2019 Cumartesi akşamına kadar sürecek.


yilmazparlar@yahoo.com

Translate »